110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamasın

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamasın

42
0
PAYLAŞ

Koronavirüs ile mücadelede vazgeçilmez; maske, mesafe ve hijyen ile aşılama. Biri olmadan hepsi eksiktir.

Ülkemizde her gün onlarca kişinin yoğun bakım ünitelerinde hayatını kaybetmesine neden olan virüsün aslında göründüğünden daha tehlikeli ama aynı zamanda kolay yenebilen bir virüs olduğuna her gün tanık oluyoruz.

Yoğun bakımda kaybedilen canların yanı sıra hayata tutunup savaşı kazananların hikayeleri de örnek teşkil ediyor.

HAYAT SAVAŞI 4 AY SONRA KAZANDI

Ankara’da yaşayan ve ilk doz aşıyı yaptırdığı gün koronavirüs olduğunu öğrenen 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, hastalığının ikinci gününde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’ne başvurdu.

İlk müdahalenin ardından oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan Özbıyık, yaklaşık 4 aydır ölüm kalım mücadelesi vererek sağlığına kavuştu.

Yaşadıklarını Anlatırken Duygulandırdı

Gözyaşları içinde yaşadığı zorlu süreci anlatan Özbıyık, eşinin koronavirüs testi pozitif çıkınca temas yoluyla karantinaya alındığını ve ertesi gün kendi testinin pozitif çıktığını öğrendiğini söyledi.

Özbıyık, ilk gün ciğerlerinde hafif tutulum olduğunu, ikinci gün tüm ciğerlerine yayıldığını, oksijen seviyesinin düşmesi üzerine yoğun bakıma kaldırıldığını söyledi.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı-Video

“Dayanamam dediğimi hatırlıyorum”

Yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayan Özbıyık, şöyle devam etti:

“Oksijen tedavisine cevap vermedim. Söylenenleri duyabiliyordum ama cevap veremedim. Sonunda ‘Dayanamıyorum, dayanamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum. Sonra entübe oldular. Yaklaşık 40 gün entübe kaldım. Çok şükür hocam sayesinde fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. İnşallah düzelir.”

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #1

“YÜZÜKOYUN, KİMSE OKSİJEN MASKE İLE UYUMASINI TAVSİYE ETMİYORUM”

Özbıyık, yoğun bakım ünitesinde gece ve gündüzün karışık olduğunu, bu yüzden orada kaç gün kaldığını hatırlamadığını söyledi.

“Yüzüstü, kimseye ağzında oksijen maskesi ile uyumasını tavsiye etmiyorum. Onun için aşı olmak istemeyenler aşı olsun. En azından yoğun bakımda o süreci yaşamamış olacaklar. Hiç kimse. Bunu yaşamalı, yaşadım, kimse yaşamamalı. Çok zor bir süreçti. Zihin öyle bir noktaya geliyor ki, gidecek. Onu yaşamak zorundayım, anlatması zor.”

Doktorların çok yoğun ve zorlu bir ortamda maskelerle çalıştıklarını belirten Özbıyık, tüm sağlık çalışanlarına destekleri ve emekleri için teşekkür etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #2

100. GÜNDE SOLUNUM CİHAZINDAN YENİLENMİŞTİR

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Anabilim Dalı ve Türkiye Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş hastanın genel durumu hakkında bilgi verdi.

Altıntaş, Özbıyık’ın Kovid-19’un akciğerlerde ciddi hasara yol açması nedeniyle trakeostomi ile tedavi edildiğini ve birinci ayın sonunda hala entübe solunum cihazına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye yanıt vermekte zorlandıklarını belirten Altıntaş, Özbıyık’ın tedaviye yanıtının çok sevindirici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“100. günde ventilatörden ayrılabildik. Hastamız kendi solunumunu sürdürmeye başladı. Hemen ardından trakeostomisini hızla kapattık, daha önce olduğu gibi üst solunum yolundan ağız ve burundan nefes almaya ve yemek yemeye başladık ve sonra 110. gün servise götürebildik o zaman servise götürebildik aşı yeni başladı aşı o kadar yaygınlaşmamıştı ama artık aşı seçeneğimiz var .Hemen hemen herkes, risk altındaki her grup aşılanmıştır.Aşılar hastalık bulaşmasını tamamen engellemese de böylesine ağır bir tablonun gelişmesini engeller.Bunu artık dünyada biliyoruz.Edebiyat diyor ki “Biz de kendi başımıza görüyoruz. vakalar. Aşıları tamamlanan kişiler artık yoğun bakıma alınmıyor. Bu nedenle herkese aşı olmasını öneriyorum” dedi.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı

Koronavirüs ile mücadelede vazgeçilmez; maske, mesafe ve hijyen ile aşılama. Biri olmadan, hepsi eksiktir.

Ülkemizde her gün onlarca kişinin yoğun bakım ünitelerinde hayatını kaybetmesine neden olan virüsün aslında göründüğünden daha tehlikeli olmasına rağmen aynı zamanda kolay yenebilen bir virüs olduğuna da her gün tanık oluyoruz.

Yoğun bakımda kaybedilen canların yanı sıra hayata tutunup savaşı kazananların hikayeleri de örnek teşkil ediyor.

HAYAT SAVAŞI 4 AY SONRA KAZANDI

Ankara’da yaşayan ve ilk doz aşıyı yaptırdığı gün koronavirüs olduğunu öğrenen 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, hastalığının ikinci gününde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’ne başvurdu.

İlk müdahalenin ardından oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan Özbıyık, yaklaşık 4 aydır ölüm kalım mücadelesi vererek sağlığına kavuştu.

Yaşadıklarını Anlatırken Duygulandırdı

Gözyaşları içinde yaşadığı zorlu süreci anlatan Özbıyık, eşinin koronavirüs testi pozitif çıkınca temas yoluyla karantinaya alındığını, ertesi gün kendi testinin pozitif çıktığını öğrendiğini söyledi.

Özbıyık, ilk gün ciğerlerinde hafif tutulum olduğunu, ikinci gün tüm ciğerlerine yayıldığını, oksijen seviyesinin düşmesi üzerine yoğun bakıma kaldırıldığını söyledi.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı-Video

“Dayanamam dediğimi hatırlıyorum”

Yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayan Özbıyık, şöyle devam etti:

“Oksijen tedavisine cevap vermedim. Söylenenleri duyabiliyordum ama cevap veremedim. Sonunda ‘Dayanamıyorum, dayanamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum. Daha sonra entübe oldular. Yaklaşık 40 gün entübe kaldım. Allah’a şükür hocam sayesinde fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. İnşallah düzelir.”

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #1

“YÜZÜKOYUN, KİMSE OKSİJEN MASKESİYLE UYUTMAYI TAVSİYE EDERİM”

Özbıyık, yoğun bakım ünitesinde gece ve gündüzün karışık olduğunu, bu yüzden orada kaç gün kaldığını hatırlamadığını söyledi.

“Yüzüstü, kimseye ağzında oksijen maskesi ile uyumasını tavsiye etmiyorum. Onun için aşı olmak istemeyenler aşı olsun. En azından yoğun bakımda o süreci yaşamamış olacaklar. Hiç kimse. Bunu yaşamalı, yaşadım, kimse yaşamamalı. Çok zor bir süreçti. Zihin öyle bir noktaya geliyor ki, gidecek. Onu yaşamak zorundayım, anlatması zor.”

Doktorların maske konusunda çok yoğun ve zorlu bir ortamda çalıştıklarını belirten Özbıyık, tüm sağlık çalışanlarına destek ve emeklerinden dolayı teşekkür etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #2

100. GÜNDE SOLUNUM CİHAZINDAN YENİLENMİŞTİR

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Anabilim Dalı ve Türkiye Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş hastanın genel durumu hakkında bilgi verdi.

Altıntaş, Özbıyık’ın Kovid-19’un akciğerlerde ciddi hasara yol açması nedeniyle trakeostomi ile tedavi edildiğini ve birinci ayın sonunda hala entübe solunum cihazına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye yanıt vermekte zorlandıklarını belirten Altıntaş, Özbıyık’ın tedaviye yanıtının çok sevindirici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“100. günde ventilatörden ayrılmayı başardık. Hastamız kendi solunumunu sürdürmeye başladı. Hemen ardından trakeostomisini kapattık, hızla iyileşince üst solunum yolundan nefes almaya ve ağzından yemek yemeye başladı. burnunu eskisi gibi taktık sonra 110.günde servise götürebildik o zamanlar aşı yeni başlamıştı aşı o kadar yaygınlaşmamıştı ama artık aşı seçeneğimiz var hemen hemen herkes her grup risk altında aşı yapılmıştır.Aşılar hastalık bulaşmasını tam olarak engellemese de böylesine ağır bir tablonun gelişmesini engeller.Artık bunu dünyada biliyoruz.Edebiyat gösteriyor ki “Biz de kendi vakalarımızda görüyoruz. Aşıları tamamlanan kişiler artık yoğun bakıma alınmıyor. Bu nedenle herkese aşı olmasını öneriyorum” dedi.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK