Devlet Bahçeli’den laiklik açıklaması

Devlet Bahçeli’den laiklik açıklaması

42
0
PAYLAŞ

Devlet Bahçesi'nden laiklik açıklaması

Eski AK Parti Tokat Milletvekili Resul Tosun ve CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un açıklamaları ‘laiklik’ konusunu Türkiye’nin gündemine getirdi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in konuyla ilgili açıklamalarının ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de değerlendirmelerde bulundu.

Bahçe konusuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Türkiye’nin laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Bahçeli, insanlarla din hakkında konuşmayacaklarını ve Cumhuriyetin laikliğinin temel direğini kırmayacaklarını söyledi.

“Kötülük milletimizin sinirleriyle oynamamalı”

Bahçe, laiklik ateizm değildir. Kavramsal çerçevesi dinle çelişmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve yasal bir devlettir. Millet Müslümandır. Herkesin din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak önemlidir. Unutulmamalıdır ki dinimizi konuşmuyoruz, Cumhuriyetin laikliğinin direğini de kırmıyoruz. Kötü niyetli olanlar, sabrını sınayarak, hududu çiğneyerek milletimizin sinirleriyle oynamaya kalkmasınlar. “ dedi.

Devlet Bahçeli'den laiklik açıklaması 1

Devlet Bahçeli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“On yıllardır ülkemiz sığ ve kötü tartışmalarla dolu, gücü ve enerjisi iç gözlem için harcandı.

Milli ve manevi değerler eksenine sarılan sert kutuplaşma, zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşmış, milli birlik ve beraberlik ruhunu zedelemiştir.

Bu arada birbirimize kaşlarımızı çatarken, ne yazık ki müdahale etmek ve dışımızdaki birine tepki vermek için çok geçti, olayların keskin akışına. Köprülerin altından sular hızla akarken, köprüdeki çarpışma hastalığı hala kazalara ve talihsiz olaylara neden oluyordu.

Bilinçli olarak inanç, mezhep, etnik köken, dil ve köken gerilimleri yaratan ve bunun sonucunda da halkımızın sevgi ve gönül bağlarını kırmak için gerilime neden olan fırsatçılar, özünde ateşle oynuyorlar.

Laikliği acımasızca siyasi amaçlarla kullananlar, diğer yandan dinimizin ve kardeşliğimizin evrensel mesajlarını çarpıtanlar, aslında aynı kirli amaca kilitlenmiş fanatik liderlerdir.

Özellikle kimin Müslüman kimin münafık olduğu belirtilmelidir; Kimin mümin kimin kâfir olduğunu tespit ve ayırt etme görevi, ölümlü insana verilmiş bir izin değildir. İslam hoşgörü dinidir.

Rahmet Elçisi Peygamberimiz’in hayatı ve hadisleri; Akıl, adalet ve haysiyetle güçlenen tavrı ve mücadelesi hepimize örnektir. Hoşgörü, barışçıl bir sosyal yaşamın altın bir örneğidir. Hoşgörüsüzlük zehirdir, girdiği bedeni ve zihni her zaman harap edecek ve bir süre sonra bir nefret salgınına dönüşecektir.

Ahlaki hoşgörü zayıflık değil, Tanrı’nın ödülünü bekleyen ve arzulayan samimi bir teslimiyettir. Ama hoşgörü demektir; Kimseyi suçlamamak, incitmemek, küçük düşürmemek, farklı inanç ve düşüncelere katlanmak demektir.

Resûlullah (s.a.v) şanlı hayatında kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir. Aslında hasta her zaman hoşgörülmeyi hak eder. Camilerimizi, camilerimizi ve camilerimizi asılsız tartışmaların ve sanal çekişmelerin merkezine çevirmek büyük günahtır. Cenazesi mescide girmemeli, cenaze namazı kılınmamalı, çağrısı Allah’ın rahmet ve merhametine aykırıdır. Elbette böyle bir sahnenin sonu bir uçurumdur ve sonuç bir felakettir.

Allah en iyisini bilir. Bir Müslümanın ölüye veya dirilere nasıl yaklaşacağı, dinini değiştirmediği ve bazı şartlar ortaya çıkmadığı takdirde nasıl davranacağı bellidir. Sevmediğimiz birinin camiye getirilmesini ve cenaze namazının kılınmasını protesto etmek, Türk ve İslam düşmanlarına aldanmaktır.

Düşüncelerini, düşüncelerini, eylemlerini, sözlerini ve yazılarını onaylamadığımız herkes, insan olmaktan kaynaklanan haklara sahiptir ve herkes bu haklara saygı göstermekle yükümlüdür. Allah katında takva takvadır ve kalpleri sadece Allah bilir ve görür. Son dönemde gazetelerde ve televizyon ekranlarında ortaya çıkan endişe verici kutuplaşma devam ederse veya genişlerse milli ve manevi hayatımız bir plan çerçevesinde yürütülen provokasyon ve taciz kampanyalarına dahil olacak ve bedeli çok ağır olacaktır.

Günümüzün hassas ve hassas döneminde, Din ve Laiklik Başkanlığımızı aynı anda hararetli tartışmalara sürüklemek, Türkiye aleyhine lobi yapan vahşi salgınları etkilemek ve bir yıkım senaryosu hazırlamaktır. Türkiye bu karanlık tünelden bir an önce çıkmalıdır. Bir diğer sorun da laikliğin Anayasa’dan çıkarılmasıdır.

Bu fikri dile getiren veya destekleyenler, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini ihya etmek ve kalıntıları yakmak için gün saymak isteyen hasta ve yıpranmış beyinlerdir.

laiklik ateizm değildir. Kavramsal çerçevesi dinle çelişmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve yasal bir devlettir. Millet Müslümandır. Herkesin din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak önemlidir. Unutulmamalıdır ki dinimizi konuşmuyoruz, Cumhuriyetin laikliğinin direğini de kırmıyoruz. Kötü niyetli olanlar, sabrını sınayarak, hudutları çiğneyerek milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya çalışmamalıdır.

Din Allah’a aittir, Müslüman Türk milleti kutsallarına iftira atanlara izin vermez. Hiç kimse sorumlu olmadığı konularda fetva hükümeti gibi davranmak istememeli, 2023 vizyonumuzu suni gündemlerle engellemeyi düşünmemelidir.

Devlet Bahçesi’nden laiklik açıklaması

Devlet Bahçesi'nden laiklik açıklaması

Eski AK Parti Tokat Milletvekili Resul Tosun ve CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un açıklamaları ‘laiklik’ konusunu Türkiye’nin gündemine getirdi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in konuyla ilgili açıklamalarının ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de değerlendirmelerde bulundu.

Bahçe konusuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Türkiye’nin laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Bahçeli, insanlarla din hakkında konuşmayacaklarını ve Cumhuriyet’in laikliğinin temel direğini kırmayacaklarını söyledi.

“Kötülük milletimizin sinirleriyle oynamamalı”

Bahçe, laiklik ateizm değildir. Kavramsal çerçevesi dinle çelişmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve yasal bir devlettir. Millet Müslümandır. Herkesin din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak önemlidir. Unutulmamalıdır ki dinimizi konuşmuyoruz, Cumhuriyetin laikliğinin direğini de kırmıyoruz. Kötü niyetli olanlar, sabrını sınayarak, hududu çiğneyerek milletimizin sinirleriyle oynamaya kalkmasınlar. “ dedi.

Devlet Bahçeli'den laiklik açıklaması 1

Devlet Bahçeli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“On yıllardır ülkemiz sığ ve kötü tartışmalarla dolu, gücü ve enerjisi iç gözlem için harcandı.

Milli ve manevi değerler eksenine sarılan sert kutuplaşma, zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşmış, milli birlik ve beraberlik ruhunu zedelemiştir.

Bu arada birbirimize kaşlarımızı çatarken, ne yazık ki müdahale etmek ve dışımızdaki birine tepki vermek için çok geçti, olayların keskin akışına. Köprülerin altından sular hızla akarken, köprüdeki çarpışma hastalığı yine de kazalara ve talihsiz olaylara neden oldu.

Kasten inanç, mezhep, etnik köken, dil ve köken gerilimleri yaratan ve bunun sonucunda da halkımızın sevgi ve gönül bağlarını kırmak için gerilime neden olan fırsatçılar, özünde ateşle oynuyorlar.

Bir yanda laikliği siyasi amaçlar için acımasızca kullananlar, diğer yanda dinimizin kardeşlik ve din mesajlarını çarpıtanlar, aslında aynı kirli amaca kilitlenmiş fanatik liderlerdir.

Bilhassa kimin Müslüman, kimin münafık olduğunu belirtmek gerekir; Kimin mümin kimin kâfir olduğunu tespit ve ayırt etme görevi, ölümlü insana verilmiş bir izin değildir. İslam hoşgörü dinidir.

Rahmet Elçisi Peygamberimiz’in hayatı ve hadisleri; Akıl, adalet ve haysiyetle güçlenen tavrı ve mücadelesi hepimize örnektir. Hoşgörü, barışçıl bir sosyal yaşamın altın bir örneğidir. Hoşgörüsüzlük zehirdir, girdiği bedeni ve zihni her zaman harap edecek ve bir süre sonra bir nefret salgınına dönüşecektir.

Ahlaki hoşgörü zayıflık değil, Tanrı’nın ödülünü bekleyen ve arzulayan samimi bir teslimiyettir. Ama hoşgörü demektir; Kimseyi suçlamamak, incitmemek, küçük düşürmemek, farklı inanç ve düşüncelere katlanmak demektir.

Resûlullah (s.a.v) şanlı hayatında kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir. Aslında hasta her zaman hoşgörülmeyi hak eder. Camilerimizi, camilerimizi, camilerimizi asılsız tartışmaların ve sanal çekişmelerin merkezine çevirmek büyük günahtır. Cenazesi mescide girmemeli, cenaze namazı kılınmamalı, çağrısı Allah’ın rahmet ve merhametine aykırıdır. Elbette böyle bir sahnenin sonu bir uçurumdur ve sonuç bir felakettir.

Allah en iyisini bilir. Bir Müslümanın ölüye veya dirilere nasıl yaklaşacağı, dinini değiştirmediği ve bazı şartlar ortaya çıkmadığı takdirde nasıl davranacağı açıktır. Sevmediğimiz birinin camiye ve cenaze namazına getirilmesini protesto etmek, Türk ve İslam düşmanlarına aldanmaktır.

Düşüncelerini, düşüncelerini, eylemlerini, sözlerini ve yazılarını onaylamadığımız herkes, insan olmaktan kaynaklanan haklara sahiptir ve herkes bu haklara saygı göstermekle yükümlüdür. Allah katında takva takvadır ve kalpleri sadece Allah bilir ve görür. Son dönemde gazetelerde ve televizyon ekranlarında ortaya çıkan endişe verici kutuplaşma devam ederse veya genişlerse milli ve manevi hayatımız bir plan çerçevesinde yürütülen provokasyon ve taciz kampanyalarına dahil olacak ve bedeli çok ağır olacaktır.

Bugünün hassas ve hassas döneminde, Din ve Laiklik Başkanlığımızı aynı anda hararetli tartışmalara sürüklemek, Türkiye aleyhine yürütülen vahşi salgınları etkilemek ve bir yıkım senaryosu hazırlamaktır. Türkiye bu karanlık tünelden bir an önce çıkmalıdır. Bir diğer sorun da laikliğin Anayasa’dan çıkarılmasıdır.

Bu fikri dile getiren veya destekleyenler, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini ihya etmek ve kalıntıları yakmak için gün saymak isteyen hasta ve yıpranmış beyinlerdir.

laiklik ateizm değildir. Kavramsal çerçevesi dinle çelişmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve yasal bir devlettir. Millet Müslümandır. Herkesin din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak önemlidir. Unutulmamalıdır ki dinimizi konuşmuyoruz, Cumhuriyetin laikliğinin direğini de kırmıyoruz. Kötü niyetli olanlar, sabrını sınayarak, hudutları çiğneyerek milletimizin sinirleriyle oynamaya kalkmasınlar.

Din Allah’a aittir, Müslüman Türk milleti kutsallarına iftira atanlara izin vermez. Hiç kimse sorumlu olmadığı konularda fetva hükümeti gibi davranmak istememeli, 2023 vizyonumuzu suni gündemlerle engellemeyi düşünmemelidir.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK