TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına yetişemiyor

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına yetişemiyor

42
0
PAYLAŞ

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor

Gıda fiyatları son yıllarda artan oranda yükselirken, fiyat artışının nedenlerini ortadan kaldıracak politikalar üretiliyor. Ürünlerde ilk hareket noktası olan çiftçilerin temsilcisi olan kurum, girdi fiyatlarının düşürülmesine yönelik tedbirlerin alınmasını da önerdi.

“AYÇİÇEK KÜLTÜR ALANINDA İLK 10 İÇİNDEYİZ, ÜRETİM HAMMADDE İHTİYACINI KARŞILAMAZ”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin ayçiçeği ekim alanı ve üretim miktarı açısından 75 ülke arasında ilk 10 içinde yer aldığını söyledi. “Ayçiçeği üretimimiz Türkiye’deki bitkisel yağ sektörünün hammadde ihtiyacını karşılayamıyor. Ülkemiz en çok ayçiçeği ithal eden 165 ülke arasında yer almaktadır.

TÜKETİM ARTTI

Tüketimdeki artış nedeniyle ithalata bağımlılık devam etmektedir. Ayçiçeği tarımının sorunlarına kalıcı çözümler üretmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Ayçiçeği konusunda çalışan kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları ön koşulsuz ve ön koşulsuz iş birliği içinde sorunlarla ilgilenmezlerse toplumun temel gıda ihtiyaçlarından biri olan ayçiçek yağı raflardaki yerini alacak. lüks bir tüketim maddesi.dedi.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #1

“YEM SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNMEZ ÜRÜNÜ”

Toplam ayçiçeği üretiminin yüzde 8,4’ünün atıştırmalık olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ayçiçeği, fındık gibi diğer kabuklu ürünlerden daha yüksek protein içeriğine sahiptir. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkilerden ayçiçeği, toplam yağlı tohum üretiminin yüzde 53’ünü almaktadır. Halkımızın genel olarak bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ve ekim nöbetinde ana bitki olması önemini daha da artırmaktadır. Geçmiş yıllarda ithalat daha çok ayçiçek yağı şeklinde olurken, son yıllarda daha çok ürün ithalatı yapılmaktadır. 2015-2020 yılları arasında ayçiçeği ithalat miktarı 3,4 kat arttı. 2015 yılında 340 bin ton olan ayçiçeği ithalatımız 2020 yılında 1 milyon 145 bin tona yükselmiştir. Son 6 yılda ülkemizde sadece ayçiçeği ithalatı yapılmaktadır. petrol ithalatı da arttı. Nitekim 2015 yılında 798 bin ton olan petrol ithalatı, 2018 yılında 498 bin tona düşmesine rağmen 2020 yılında 805 bin tona yükseldi. Bu yıl ayçiçek yağı ithalatının yüzde 96,4’ü ham petrol olarak yapıldı. 2020 yılında ithalat için ürün, yağ ve küspe dahil toplam 1,5 milyar dolar ödendi.

TÜKETİCİ MAĞDUR OLMAMALI

Hasat döneminde ayçiçeği veya ayçiçek yağı ithal edilmemelidir. Gümrük vergi oranlarındaki ayarlamalar yapıldığı dönemlerde dahi üreticilerimizi mağdur etmemelidir.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #2

“İNCİR ÜRETİMİNDE DÜNYA İLKESİYİZ”

Bayraktar, incirin dünyada çok sınırlı sayıda ülkede üretildiğini kaydetti. “Ülkemiz dünyanın en fazla kuru ve sofralık inciğini üretiyor ve ihraç ediyor. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2019 yılında dünyada 290 bin hektar arazide incir üretimi yapıldı. İncir üretim alanı açısından ilk iki ülke yüzde 21,7 ile Fas ve yüzde 18 ile Türkiye. . Dünyada 1 milyon tonun üzerinde incir üretilmektedir. Buradan yaklaşık 125 bin ton kuru incir elde edilmektedir. Dünya incir üretiminin yüzde 24’ünü gerçekleştiren Türkiye, 320 bin tonla birinci, Mısır %17,1 ile 225 bin tonla ikinci, Fas ise 153 bin tonla üretimin yüzde 11,7’si ile üçüncü sırada yer alıyor. . Toplam kuru incir ihracatı son beş yılda ortalama 50-55 bin ton oldu.

İNCİR İHRACATIMIZ ARTTI

2010 yılında ihracatımız 211 milyon dolar iken 2020 yılında bu miktar 338 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz katma değeri yüksek farklı ürünler yaparak ihracatı 500 milyon doların üzerine çıkarmak olmalıdır. 10 yıllık dönemde toplam incir ihracatının ortalama yüzde 80’ini kuru incir oluşturdu. Bu ihracatın yaklaşık yarısı Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmaktadır. Yeni pazarlar aramaya devam etmeliyiz.” Organik tarımın desteklenmesi gerektiğini savundu.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #3

“GİRDİ FİYATLARI ARTAN GIDA ENFLASYONUNUN NEDENİ”

Bayraktar, artan girdi fiyatlarından da endişeli. Üreticilerimiz rekor artışların yaşandığı girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor. Girdi kullanımında azalmaya neden olacak bu durum, tarımsal üretimde azalmaya neden olacak, bu da ülkemizin gıda güvenliğini olumsuz etkileyecek ve gıda enflasyonunu artıracaktır. Son 1 yılda üretici maliyetleri içinde önemli bir ağırlığı olan üre gübresi yüzde 130, Doğu Anadolu Projesi (DAP) gübresi yüzde 155, bazı zirai ilaçlar yüzde 60, besi yemi yüzde 55, süt yemi 57 yüzde, sertifikalı hububat tohum fiyatları yüzde 63 ve elektrik fiyatları arttı. yüzde 56 arttı.

TARIMSAL GİRİŞ FİYATLARI AZALTILMALI

Üreticilerin üretimden vazgeçmemeleri için tarımsal girdi fiyatlarını düşürecek önlemler almak devletimizin en önemli görevlerinden biri haline gelmiştir. Gübrede verilen destekler artırılarak, mazotta olduğu gibi gübre fiyatının yüzde 50’si destek olarak verilmeli, desteksiz yem ve bitki koruma ürünlerine destek verilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılmalı, fiyat düşürülmeli. Bu taleplerin acil bir önlem olarak ele alınmasını bekliyoruz.” dedim.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor

Gıda fiyatları son yıllarda artan oranda yükselirken, fiyat artışının nedenlerini ortadan kaldıracak politikalar üretiliyor. Ürünlerde ilk hareket noktası olan çiftçilerin temsilcisi olan kurum, girdi fiyatlarının düşürülmesine yönelik tedbirlerin alınmasını da önerdi.

“AYÇİÇEK KÜLTÜR ALANINDA İLK 10 İÇİNDEYİZ, ÜRETİM HAMMADDE İHTİYACINI KARŞILAMAZ”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin ayçiçeği ekim alanı ve üretim miktarı açısından 75 ülke arasında ilk 10 içinde yer aldığını söyledi. “Ayçiçeği üretimimiz, Türkiye bitkisel yağ sanayinin hammadde ihtiyacını karşılayamıyor. Ülkemiz en çok ayçiçeği ithal eden 165 ülke arasında yer almaktadır.

TÜKETİM ARTTI

Tüketimdeki artış nedeniyle ithalata bağımlılık devam etmektedir. Ayçiçeği tarımının sorunlarına kalıcı çözümler üretmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Ayçiçekleri üzerinde çalışan kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları ön koşulsuz ve ön koşulsuz iş birliği içerisinde sorunları ele almazlarsa toplumun temel gıda ihtiyaçlarından biri olan ayçiçek yağı lüks olarak raflardaki yerini alacaktır. tüketim öğesi.dedi.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #1

“YEM SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNMEZ ÜRÜNÜ”

Toplam ayçiçeği üretiminin yüzde 8,4’ünün atıştırmalık olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ayçiçeği, fındık gibi diğer kabuklu ürünlerden daha yüksek protein içeriğine sahiptir. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkilerden ayçiçeği, toplam yağlı tohum üretiminin yüzde 53’ünü almaktadır. Halkımızın genel olarak bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ve ekim nöbetinde ana bitki olması önemini daha da artırmaktadır. Geçmiş yıllarda ithalat daha çok ayçiçek yağı şeklinde olurken, son yıllarda daha çok ürün ithalatı yapılmaktadır. 2015-2020 yılları arasında ayçiçeği ithalat miktarı 3,4 kat arttı. 2015 yılında 340 bin ton olan ayçiçeği ithalatımız 2020 yılında 1 milyon 145 bin tona yükselmiştir. Son 6 yılda ülkemizde sadece ayçiçeği ithalatı yapılmaktadır. petrol ithalatı da arttı. Nitekim 2015 yılında 798 bin ton olan petrol ithalatı, 2018 yılında 498 bin tona düşmesine rağmen 2020 yılında 805 bin tona yükseldi. Bu yıl ayçiçek yağı ithalatının yüzde 96,4’ü ham petrol olarak yapıldı. 2020 yılında ithalat için ürün, yağ ve küspe dahil toplam 1,5 milyar dolar ödendi.

TÜKETİCİ MAĞDUR OLMAMALI

Hasat döneminde ayçiçeği veya ayçiçek yağı ithal edilmemelidir. Gümrük vergi oranlarındaki ayarlamalar yapıldığı dönemlerde dahi üreticilerimizi mağdur etmemelidir.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #2

“İNCİR ÜRETİMİNDE DÜNYA İLKESİYİZ”

Bayraktar, incirin dünyada çok sınırlı sayıda ülkede üretildiğini kaydetti. “Ülkemiz dünyanın en fazla kuru ve sofralık inciğini üretiyor ve ihraç ediyor. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2019 yılında dünyada 290 bin hektar arazide incir üretimi yapıldı. İncir üretim alanı açısından ilk iki ülke yüzde 21,7 ile Fas ve yüzde 18 ile Türkiye. . Dünyada 1 milyon tonun üzerinde incir üretilmektedir. Buradan yaklaşık 125 bin ton kuru incir elde edilmektedir. Dünya incir üretiminin yüzde 24’ünü gerçekleştiren Türkiye, 320 bin tonla ilk sırada yer alırken, %17,1 ile Mısır 225 bin tonla ikinci, Fas ise 153 bin tonla üretimin yüzde 11,7’si ile üçüncü sırada yer alıyor. . Toplam kuru incir ihracatı son beş yılda ortalama 50-55 bin ton oldu.

İNCİR İHRACATIMIZ ARTTI

2010 yılında ihracatımız 211 milyon dolar iken 2020 yılında bu miktar 338 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz katma değeri yüksek farklı ürünler yaparak ihracatı 500 milyon doların üzerine çıkarmak olmalıdır. 10 yıllık dönemde toplam incir ihracatının ortalama yüzde 80’ini kuru incir oluşturdu. Bu ihracatın yaklaşık yarısı Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılmaktadır. Yeni pazarlar aramaya devam etmeliyiz.” Organik tarımın desteklenmesi gerektiğini savundu.

TZOB: Üreticilerimiz girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor #3

“GİRDİ FİYATLARI ARTAN GIDA ENFLASYONUNUN NEDENİ”

Bayraktar, artan girdi fiyatlarından da endişeli. Üreticilerimiz rekor artışların yaşandığı girdi fiyatlarına ayak uyduramıyor. Girdi kullanımında azalmaya neden olacak bu durum, tarımsal üretimde azalmaya neden olacak, bu da ülkemizin gıda güvenliğini olumsuz etkileyecek ve gıda enflasyonunu artıracaktır. Son 1 yılda üretici maliyetleri içinde önemli bir ağırlığı olan üre gübresi yüzde 130, Doğu Anadolu Projesi (DAP) gübresi yüzde 155, bazı zirai ilaçlar yüzde 60, besi yemi yüzde 55, süt yemi 57 yüzde, sertifikalı hububat tohum fiyatları yüzde 63 ve elektrik fiyatları arttı. yüzde 56 arttı.

TARIMSAL GİRİŞ FİYATLARI AZALTILMALI

Üreticilerin üretimden vazgeçmemeleri için tarımsal girdi fiyatlarını düşürecek önlemler almak devletimizin en önemli görevlerinden biri haline gelmiştir. Gübrede verilen destekler artırılarak, mazotta olduğu gibi gübre fiyatının yüzde 50’si destek olarak verilmeli, desteksiz yem ve bitki koruma ürünlerine destek verilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılmalı, fiyat düşürülmeli. Bu taleplerin acil bir önlem olarak ele alınmasını bekliyoruz.” dedim.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK