Geçim telaşında estetik yaptırmak boşanma sebebi

Geçim telaşında estetik yaptırmak boşanma sebebi

72
0
PAYLAŞ

Geçim kaynağı olarak estetik ameliyat olmak boşanma sebebidir.

Bir süredir tartışan çift, boşanmak için mahkemeye başvurdu. 3. Aile Mahkemesi’nde ifade veren davacı-karşı davalı kadın, kocası tarafından ölümle tehdit edildiğini ve evden atıldığını iddia etti.

Kendisine baskı yapan kocasından bin TL nafaka ve 300 bin TL maddi ve manevi tazminat talep etti.

Davalı-karşı-davacı adam ise eşinin evden ayrıldığına ve ekonomik olarak zorlandığı bir dönemde estetik ve yüz germe ameliyatı geçirdiğine dikkat çekti.

3. Aile Mahkemesi, kadının davalı-birleşen davacı erkekten rahatsız olmasına ve ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntılara rağmen tatil beldesinde yaşamak istediğini vurguladı.

‘ORTAK HATA’ KARARI

Tarafları dinleyen Mahkeme; Davacı erkeğin eşine tehdit edici sözler söylediğine, boşanmaya yol açan olaylarda tarafların müşterek kusurlu olduklarına, her iki davanın da kabul edilerek boşandığına, tarafların tazminat talepleri ile davacının nafaka taleplerine karar verildi. davalı kadın reddedilmiş ve erkek lehine nafaka ödenmiştir.

BAŞVURU YAPILMIŞTIR

Kadın karara itiraz edince Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı bozdu. Aile Mahkemesi ilk kararında direnince bu kez Yargıtay Genel Kurulu devreye girdi.

Geçim kaynağı olarak estetik ameliyat olmak boşanma sebebidir #1

“ESTETİK OLAN EŞ, HAYAT MUTLULUĞUNDA KUSURLUDUR”

Emsal karara imza atan Yargıtay Genel Kurulu, eşinin maddi sıkıntı içinde olduğu bir dönemde estetik yaptıran kadını kusurlu buldu.

Kararda; “Direnç adı verilen kararda, önceki gerekçeden farklı olarak, davacı-katılan davalı kadın, ailenin zor bir dönemden geçerken lüks harcamaları yapmakla suçlanırken, davalı-katılan davacı erkeğin kusurlu olarak eşine hakaret etmesi istendi. Bu açıklamalar karşısında, mahkemenin direnme olarak nitelendirdiği temyiz kararının usul hukuku açısından gerçek bir direnme kararı olmadığı ve önceki kararın gerekçesinin Anayasa Mahkemesi’nde değiştirilmesi nedeniyle yeni bir hüküm olduğu kabul edildi. kusur açısından. Bu durumda temyizdeki yeni gerekçeye dayanarak bu kararı inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. açıklamalara yer verildi.

Geçim kaynağı olarak estetik ameliyat olmak boşanma sebebidir.

Geçim kaynağı olarak estetik ameliyat olmak boşanma sebebidir.

Bir süredir tartışan çift, boşanmak için mahkemeye başvurdu. 3. Aile Mahkemesi’nde ifade veren davacı-karşı davalı kadın, kocası tarafından ölümle tehdit edildiğini ve evden atıldığını iddia etti.

Kendisine baskı yapan kocasından bin TL nafaka ve 300 bin TL maddi ve manevi tazminat talep etti.

Davalı-karşı-davacı adam ise eşinin evden ayrıldığına ve ekonomik olarak zorlandığı bir dönemde estetik ve yüz germe ameliyatı geçirdiğine dikkat çekti.

3. Aile Mahkemesi, kadının davalı-birleşen davacı erkekten rahatsız olmasına ve ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntılara rağmen tatil beldesinde yaşamak istediğini vurguladı.

‘ORTAK HATA’ KARARI

Tarafları dinleyen Mahkeme; Davacı erkeğin eşine tehdit edici sözler söylediğine, boşanmaya yol açan olaylarda tarafların müşterek kusurlu olduklarına, her iki davanın da kabul edilerek boşandığına, tarafların tazminat talepleri ile davacının nafaka taleplerine karar verildi. davalı kadın reddedilmiş ve erkek lehine nafaka ödenmiştir.

BAŞVURU YAPILMIŞTIR

Kadın karara itiraz edince Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı bozdu. Aile Mahkemesi ilk kararında direnince bu kez Yargıtay Genel Kurulu devreye girdi.

Geçim kaynağı olarak plastik cerrahi yaptırmak boşanma sebebidir #1

“ESTETİK OLAN EŞ, HAYAT MUTLULUĞUNDA KUSURLUDUR”

Emsal karara imza atan Yargıtay Genel Kurulu, eşinin maddi sıkıntı içinde olduğu bir dönemde estetik yaptıran kadını kusurlu buldu.

Kararda; “Direnç adı verilen kararda, önceki gerekçeden farklı olarak, davacı-katılan davalı kadın, ailenin zor bir dönemden geçerken lüks harcamaları yapmakla suçlanırken, davalı-katılan davacı erkeğin kusurlu olarak eşine hakaret etmesi istendi. Bu açıklamalar karşısında, mahkemenin direnme olarak nitelendirdiği temyiz kararının usul hukuku açısından gerçek bir direnme kararı olmadığı ve önceki kararın gerekçesinin Anayasa Mahkemesi’nde değiştirilmesi nedeniyle yeni bir hüküm olduğu kabul edildi. kusur açısından. Bu durumda temyizdeki yeni gerekçeye dayanarak bu kararı inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. açıklamalara yer verildi.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK