Mahmut Özer: Okulları açık tutmak zorundayız

Mahmut Özer: Okulları açık tutmak zorundayız

33
0
PAYLAŞ

Mahmut Özer: Okulları açık tutmalıyız

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer İstanbul Eğitim Sanayi Odası’nın (İSO) “Eğitimde Yeni Eğilimler, Mesleki ve Teknik Eğitimde Paradigma Değişiminin Sanayimiz İçin Önemi” konulu aylık olağan toplantısına katıldı.

Özer, eğitim ve mesleki eğitim konusunda yüz yüze değerlendirmelerde bulundu.

“OKULLARI AÇIK TUTMALIYIZ”

Okulların kapanması durumunda en çok zarar gören grupların mağdur olduğuna dikkat çeken Özer, okulların sadece sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı gruplar için bir öğrenme ortamı değil, aynı zamanda bir sosyalleşme alanı olduğunu söyledi.

Özer”Bu nedenle eğitimde fırsat eşitliği diyorsak okullarımızı özellikle sosyo-ekonomik düzeyde dezavantajlı gruplara açık tutmalıyız. “ dedi.

Mahmut Özer: Okulları açık tutmalıyız VİDEO

“Mesleki Eğitim Tercih Edilen Özel Kişi Oluyor”

Mesleki eğitimin önemine değinen Özer, mesleki eğitimin sadece işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağının kalitesini artırmakla kalmayıp, Türkiye’de ortaöğretim sisteminin de oturması anlamına geldiğini söyledi.

Bakan Özer, katsayı uygulamasının mesleki eğitim ve imam hatip okulları dışındaki yükseköğretim kurumlarına erişimi kısıtladığını hatırlattı. “Aslında teknik bir alanda niyet çok fazla oluyor gibi görünüyor, ancak bu müdahale akademik olarak başarılı öğrencilerin mesleki eğitim almalarını veya seçmelerini engelliyor.

Mesleki eğitim başarılı öğrencilerin tercih etmediği bir okul haline gelmiştir. Mesleki eğitim, akademik olarak istedikleri okula gitmeyen öğrencilerin gitmek zorunda kaldıkları bir okul türü gibiydi. “ dedi.

“BÜTÜN SÜRECİ TANIMLAMAK İSTİYORUZ”

Özer, öğrencilerden başarı beklentisi azaldıkça oradaki öğretmenlerin sistemden uzaklaşmaya başladığını ve bir süre sonra işgücü piyasasının artık aradığı kadroyu bulamadığından şikayet etmeye başladığını söyledi.

Bakın, basit bir eğitim politikası müdahalesi, Türkiye’nin sadece eğitim sistemine değil, işgücü piyasasına da çok ciddi bedeller ödemesine neden oldu. Devlet büyük emek verdi. İş gücü piyasasıyla güçlü iş birlikleri kurduk, projeler yönetildi. birlikte ama özellikle son 3 yılda bir işbirliği modeli geliştirdik.Bir okul binası ve bir atölye yapmamız istendiğinde tüm süreci proje ile birlikte tasarlamak istedik.Bu işin içinde olmamızın bir sonucu. tüm süreç Müfredat yanlısı Sizinle gramı inceliyoruz. İş dünyasındaki beceri eğitimlerini sizlerle birlikte yeniden tasarladık. Sizlerle birlikte öğretmenlere iş başarısı ve mesleki gelişim konusunda eğitimler düzenledik ve istihdama odaklandık. 3 yılda inanılmaz bir değişim oldu. “

“FAKILI EMLAK KAYITLARI 188’E ARTIYOR”

Kovid Mahmut Özer sürecinde mesleki eğitimin performansını hatırlatarak, “Ülkeler maske bulamadı. Havalimanlarından maskeler çalındı. Mesleki eğitim aniden üretime başladı. Maskeden dezenfektanlara, yüz siperlerinden tek kullanımlık önlüklere, ardından solunum cihazlarına ve maske makinelerine kadar birçok ürünü üretti ve vatandaşlara sundu. tüm illerde valiler var.” dedi.

Bakan Özer, bu eylemin önemini vurguladı ve şöyle devam etti:
“Mesleki eğitim sadece işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli yetiştirmekle kalmaz. Sözleşme, üretim kapasitesi, devletin ve milletin olağandışı koşullarda aktif olarak hareket etme potansiyeline sahip olduğunu gösterir. Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının arkasındaki güçler. Bunlardan biri fikri mülkiyettir. Patent, faydalı model, kaşe, tasarım geliştirme ve tescili, sadece tescili değil ticarileştirilmesi ve dağıtımı da son 10 yılda fikri mülkiyet tescili Milli Eğitim Bakanlığı’nın mesleki eğitim oranı yılda 2,9 oldu Kovid sonrası süreç 2,9’dan 188’e yükseldi. Bu yıl için hedefimiz 250. Şu ana kadar 198 ürün tescillendi. Biz. Değerlendirme sürecine göre süreç çok sorunsuz ilerliyor. “

“Başarılı öğrencilere öncelik verin”

Türkiye’de akademik olarak başarılı olan öğrencilerin artık mesleki eğitim almaya başladıklarını vurgulayan Özer, şöyle devam etti:
“İlk kez mesleki eğitim öğrenci yüzdesini almaya başladı. Program lisesi de bu liselerden biri olur inşallah. Yani fen lisesine gidebilen öğrenciler artık mesleki eğitime geliyor. . süreci nasıl ve ne zaman şekillendirebileceğini göstermesi açısından gerçekten önemli bir model. Çözülmemiş gibi görünen sorunlar birlikte hareket edildiğinde kolaylıkla çözülebilir. Bu modeli hayata geçirmede en başarılı olan ortağımız İstanbul Sanayi Odası’dır.”

Uzun bir aradan sonra ilk kez fiziki olarak bir araya gelen İSO Meclisi’nin ilk konuğu olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Özer, “İnşallah el ele Türkiye’nin gündeminden mesleki eğitimi çıkaracağız. Daha iyi okullar getireceğiz. İşbirliği yaptığımız sürece. İşbirliği ile çözülemeyecek sorun olmadığına inanıyorum.” bitti.

Konuşmaların ardından toplantı basınla devam etti.

Mahmut Özer: 1 numaralı okulları açık tutmalıyız

Mahmut Özer: Okulları açık tutmalıyız

Mahmut Özer: Okulları açık tutmalıyız

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer İstanbul Eğitim Sanayi Odası’nın (İSO) “Eğitimde Yeni Eğilimler, Mesleki ve Teknik Eğitimde Paradigma Değişiminin Sanayimiz İçin Önemi” konulu aylık olağan toplantısına katıldı.

Özer, eğitim ve mesleki eğitim konusunda yüz yüze değerlendirmelerde bulundu.

“OKULLARI AÇIK TUTMALIYIZ”

Okulların kapanması durumunda en çok zarar gören grupların mağdur olduğuna işaret eden Özer, okulların sadece sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı gruplar için bir öğrenme ortamı değil, aynı zamanda bir sosyalleşme alanı olduğunu söyledi.

Özer”Bu nedenle eğitimde fırsat eşitliği diyorsak okullarımızı özellikle sosyo-ekonomik düzeyde dezavantajlı gruplara açık tutmalıyız. “ dedi.

Mahmut Özer: Okulları açık tutmalıyız VİDEO

“Mesleki Eğitim Tercih Edilen Özel Kişi Oluyor”

Mesleki eğitimin önemine değinen Özer, mesleki eğitimin sadece işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağının kalitesini artırmakla kalmayıp, Türkiye’de ortaöğretim sisteminin de oturması anlamına geldiğini söyledi.

Bakan Özer, katsayı uygulamasının mesleki eğitim ve imam hatip okulları dışındaki yükseköğretim kurumlarına erişimi kısıtladığını hatırlattı. “Aslında teknik bir alanda çok fazla niyet oluyor gibi görünüyor, ancak bu müdahale akademik olarak başarılı öğrencilerin mesleki eğitim almalarını veya seçmelerini engelliyor.

Mesleki eğitim başarılı öğrencilerin tercih etmediği bir okul haline gelmiştir. Mesleki eğitim, akademik olarak istedikleri okula gitmeyen öğrencilerin gitmek zorunda kaldıkları bir okul türü gibiydi. “ dedi.

“BÜTÜN SÜRECİ TANIMLAMAK İSTİYORUZ”

Özer, öğrencilerden başarı beklentisi azaldıkça oradaki öğretmenlerin sistemden kopmaya başladığını ve bir süre sonra işgücü piyasasının artık aradığı kadroyu bulamadığından şikayet etmeye başladığını söyledi.

“Bakın, basit bir eğitim politikası müdahalesi Türkiye’nin sadece eğitim sistemine değil, işgücü piyasasına da çok ciddi bedeller ödemesine neden oldu. Devlet büyük emek verdi. İş gücü piyasasıyla güçlü işbirlikleri kurduk, projeler yönetildi. birlikte ama özellikle son 3 yılda bir işbirliği modeli geliştirdik.Bir okul binası ve bir atölye yapmamız istendiğinde tüm süreci proje ile birlikte tasarlamak istedik.Yeni ortak işveren. tüm sürece dahil olmanın sonucu. Sizinle gramı inceliyoruz. İş dünyasındaki beceri eğitimlerini sizlerle birlikte yeniden tasarladık. Sizlerle birlikte öğretmenlerin iş başarısı ve mesleki gelişim eğitimleri düzenledik ve istihdama odaklandık. 3 yılda inanılmaz bir değişim oldu. “

“FAKILI EMLAK KAYITLARI 188’E ARTIYOR”

Kovid Mahmut Özer sürecinde mesleki eğitimin performansını hatırlatarak, “Ülkeler maske bulamadı. Havalimanlarından maskeler çalındı. Mesleki eğitim aniden üretime başladı. Maskeden dezenfektanlara, yüz siperlerinden tek kullanımlık önlüklere, ardından solunum cihazlarına ve maske makinelerine kadar birçok ürünü üretti ve vatandaşlara sundu. tüm illerde valiler var.” dedi.

Bakan Özer, bu eylemin önemini vurguladı ve şöyle devam etti:
“Mesleki eğitim sadece işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli yetiştirmekle kalmaz. Sözleşme, üretim kapasitesi, devletin ve milletin olağandışı koşullarda aktif olarak hareket etme potansiyeline sahip olduğunu gösterir. Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının arkasındaki güçler. Bunlardan biri fikri mülkiyettir. Patent, faydalı model, kaşe, tasarım geliştirme ve tescili, sadece tescili değil ticarileştirilmesi ve dağıtımı da son 10 yılda fikri mülkiyet tescili Milli Eğitim Bakanlığı’nın mesleki eğitim oranı yılda 2,9 oldu Kovid sonrası süreç Bakınız, 2.9’dan 188’e. Bu yıl için hedefimiz 250. Şu ana kadar 198 ürün tescillendi. Biz. Değerlendirme sürecine göre süreç çok sorunsuz ilerliyor. “

“Başarılı öğrencilere öncelik verin”

Türkiye’de akademik olarak başarılı olan öğrencilerin artık mesleki eğitim almaya başladıklarını vurgulayan Özer, şöyle devam etti:
“İlk kez mesleki eğitim öğrenci yüzdesini almaya başladı. Program lisesi de bu liselerden biri olur inşallah. Yani fen lisesine gidebilen öğrenciler artık mesleki eğitime geliyor. . süreci nasıl ve ne zaman şekillendirebileceğini göstermesi açısından gerçekten önemli bir model. Çözülmemiş gibi görünen sorunlar birlikte hareket edildiğinde kolaylıkla çözülebilir. Bu modeli hayata geçirmede en başarılı olan ortağımız İstanbul Sanayi Odası’dır.”

Uzun bir aradan sonra ilk kez fiziki olarak bir araya gelen İSO Meclisi’nin ilk konuğu olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Özer, “İnşallah hep birlikte mesleki eğitimi Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız. Daha iyi okullar getireceğiz. İşbirliği yaptığımız sürece. İşbirliği içinde çözülemeyecek sorun olmadığına inanıyorum.” bitti.

Konuşmaların ardından toplantı basınla devam etti.

Mahmut Özer: 1 numaralı okulları açık tutmalıyız

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK