Bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanlış

Bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanlış

49
0
PAYLAŞ

Hem gıda hem de doğal ilaç olarak yaygın olarak kullanılan bal, sağlığa pek çok farklı faydası ile ön plana çıkıyor. Ancak bal hakkında birçok yanlış bilgiye uzun yıllardır inanılmaktadır.

Bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanılgı

Bal, özellikle kış aylarında giderek daha fazla tüketilen son derece besleyici bir besindir. Ancak çoğu zaman birçok yanlış anlama ile ilişkilendirilir.

Piyasada sahte balın ortaya çıkması nedeniyle birçok kişi gerçek balı sahteden nasıl ayırt edeceğini araştırıyor. Gerçek şu ki, basit değil.

Bal uzun zamandır hem gıda hem de doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bunun nedeni, besin açısından zengin olması ve birçok sağlık yararına sahip olmasıdır. Rafine şeker yerine kullanıldığında özellikle sağlıklıdır.

Bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanlış anlama #1

BALIN BESİN DEĞERİ

Bal, arılar tarafından yapılan tatlı, yoğun bir sıvıdır. Arılar, çoğunlukla şeker bakımından zengin çiçek nektarı olmak üzere çevrelerinden şeker toplar ve ardından bal üretirler.

Besinsel olarak, bir çorba kaşığı bal 68 kalori ve fruktoz, glikoz, maltoz ve sakaroz dahil 17 gram şeker içerir. Ayrıca az miktarda vitamin ve mineral içerir.

Baldaki en değerli bileşenler biyoaktif bitki bileşikleri ve antioksidanlardır. Daha yoğun ve daha koyu ballar, bu maddelerden daha hafif olanlardan daha fazlasını içerir. Balın rengi, kokusu ve tadı arıların ziyaret ettiği çiçeklerin türüne bağlıdır.

Bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanlış anlama #2

BAL HAKKINDA 10 GERÇEK GERÇEK

Bal, rafine şekere lezzetli ve sağlıklı bir alternatiftir. Ancak lezzetli ve sağlıklı olmasına rağmen kalori ve şeker açısından zengin olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle bal alırken kaliteli bir ürün tercih edilmelidir. Bu noktada bal ile ilgili yanlış kanılar doğru ürünü seçmenize engel olabilir.

İşte bal hakkında yıllardır inanılan 10 yanılgı:

1. Efsane: Bal tahta kaşıkla alınmalıdır.

Gerçek: Bal, sıradan bir metal kaşıkla da alınabilir ve yenebilir.

Bu yanılgı, paslanmaz kaşıkların olmadığı, yani kaşıkların alüminyumdan yapıldığı zamanlara kadar gider. Balın asitliği (pH 3.5 ila 5.5) göz önüne alındığında, organik asitler genel olarak alüminyum kaşıklarda ve alüminyum kaplarda metalin bir kısmını çözebilir. Bu nedenle metalin bileşimini değiştirmemesi için balın tahta kaşıkla alınması tavsiye edilir.

Günümüzde bal paslanmaz çelik kaplarda saklanmaktadır. Paslanmaz çelik genellikle arıcılıkta önerilen metaldir ve bal günümüzde standart kabul edilen metal kaşıklarla yenebilir.

Tahta kaşıklar bulaşık makinesinde veya deterjanlı yıkamada hijyen standartlarını karşılamamaktadır. Ahşap her zaman biraz deterjan emer ve deterjansız yıkanırsa iyi yıkanmayacağından korkarız. Ek olarak, ahşap, özellikle boğaz ağrısı için bal almak için kullanılıyorsa, mikroorganizmaların büyümesi için mükemmel bir ortamdır.

Efsane #2: Gerçek bal sadece şekersizdir.

Gerçek: Gerçek bal sıvı veya kristal formda olabilir.

Kristalleşme balın doğal bir özelliğidir ve her bal zamanla kristalleşir veya daha çok şeker olarak bilinir. Balın kristalleşme hızı balın cinsine, şeker içeriğine, polen tanelerine, depolama sıcaklığına ve kusma sırasında arının yaşadığı stres faktörlerine bağlıdır. Balın kristalleşmesi hiçbir şeyin göstergesi olamaz.

Bazı bal türleri veya kolza balı gibi bazı doğal ballar petekte kristalleşirken, akasya balı gibi bazıları ise yıllarca kristalleşmez.

Efsane 3: Gerçek bal, boğazda yanma hissi ile tanınır.

Gerçek: Gerçek balın farklı tatlı, ekşi, acı tatları ve farklı yoğunlukları ve uyumları vardır.

Ağızda yanma hissi, kişinin tat alma duyusunun ne kadar iyi geliştiğine ve baldan önce ne yediğine bağlı olarak öznel bir duygudur. Baldan önce ağzınızda acı biber veya hafif bitki çayı varsa bal tadı deneyimi bambaşka olacaktır.

Balın tadının algılanması veya bu tadın ne kadar uyumsuz olacağı baldaki şekerin doğasına bağlıdır. Bitki türüne bağlı olarak, herhangi bir bal daha az tatlı olabilir ve yanma veya batma hissine neden olmaz, ancak mükemmel ballardır.

Efsane 4: Bal tatlı olmalı.

Gerçek: Bazı ballar tatlı değildir.

Bazı ballar tatlı değildir, örneğin kestane balı acıdır. Ayrıca bu bal diğerlerine göre çok değerli ve pahalıdır. Bu balda ne kadar çeşitlilik olursa, kestane poleni yüzdesi o kadar yüksek, tadı o kadar yoğun veya acı olur. Ayrıca nane balı diğer ballara göre ekşi bir tada sahiptir.

Kaliteli bal için iyi hava koşulları, iyi bitki ortamları ve güçlü arı toplulukları eşleşmelidir.

Efsane 5: Doğal bal, karıncaları çekmez.

Gerçek: Doğal bal şeker içerir ve karıncaları cezbeder.

Son yıllarda birçok yerde önlerine bir kaşık bal koyarsanız karıncaların kaçacağını söyleyen bir yazı okudunuz. Bal şeker içerir ve bu nedenle karıncaları çeker. Karıncalar veya başka bir hayvan baldan kaçarsa, siz de! Bu bal türü insanlar veya hayvanlar için uygun değildir ve bal olup olmadığının ve hayvanları iten bazı kimyasallar içerip içermediğinin sorgulanması tavsiye edilir.

Efsane 6. Bal kavanozu döndüğünde kendi hızında yukarı doğru hareket eden bir hava kabarcığı balın var olduğunu gösterir çünkü bu balon doğal balda daha yavaş hareket eder ve hızlı giderse bal değildir.

Gerçek: Hava kesesinin hızı baldaki nem miktarına bağlıdır yani hava kesesinin ne tür bal olduğunu değil içinden geçtiği malzemenin viskozitesini/yoğunluğunu söyler. Her balın nemi farklı olabilir, dolayısıyla hızı da farklı olacaktır.

%15 su içeren bal ile karşılaştırıldığında, %19 su içeren bal hava balonu daha yavaş hareket eder. Her balın nemi farklı olabilir. Çoğu bal yüzde 20’den fazla su içermez. Su içeriği ne kadar yüksek olursa, hava kabarcığı o kadar hızlı hareket eder, ancak bal hala iyi kalitededir.

Balın yoğunluğu da hava sıcaklığından etkilenir. Hava kabarcığı kışın daha yavaş, yazın ise daha hızlı hareket eder.

Efsane 7. Bal su içermez. Kağıt havluya damlarsa karşı tarafa geçmez.

Gerçek: Bal su içerir.

Bal, ortalama yüzde 15 ila 29 nem içerir. Bu nedenle kağıt havluya damlarsa diğer tarafa geçer ve hızı her balın içindeki su miktarına bağlıdır.

Efsane 8: Suya bir kaşık bal koyarsak, gerçek bal bardağın dibine düşer ve sahte bal erimeye başlar.

Gerçek: Baldaki nem miktarına bağlı olarak balın bir kısmı erir, bir kısmı erimez.

Balın çözünme hızı baldaki nem içeriğine ve su sıcaklığına bağlıdır. Yüzde 19 veya 20 su içeren bal, yüzde 15 su içeren baldan daha hızlı çözünür. Su ne kadar sıcak olursa bal o kadar hızlı çözülür.

Efsane #9: Gerçek bal parmaklarınız arasında ovuşturulduğunda yapışkan değildir. Yapışırsa şeker veya yapay tatlandırıcı içerdiğini gösterir.

Gerçek: Bal, aşırı doymuş bir şeker çözeltisidir, bu nedenle herhangi bir bal yapışkandır.

Şekersiz bal ya da yapışkan olmayan bal türü yoktur. Baldaki ortalama şeker içeriği, toplam bal ağırlığının 100 gramı başına 80 gramdır.

Efsane 10: Dilin altına bal koyarsak gerçek bal gibi olur.

Gerçek: Dilin altındaki bal, içindeki su miktarına bağlı olarak hem sert hem de yumuşak hissedilebilir.

Balın dil altındaki sertlik deneyimi, balın ne kadar su içerdiğine bağlıdır. Su ne kadar az olursa bal o kadar yoğun olur, bu nedenle bazı balları daha yumuşak ve bazılarını daha sert hissedebilirsiniz.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK