Panik atakları durdurmak için 3 etkili teknik

Panik atakları durdurmak için 3 etkili teknik

56
0
PAYLAŞ

Kendiniz deneyimlemediyseniz, panik atak geçirmenin nasıl bir his olduğunu anlayamazsınız. Vücudu baskı ve stres altına sokan panik atak durumunda belirli tekniklerle rahatlamak mümkündür.

Panik atakları durdurmak için 3 etkili teknik

Panik ataklar belirgin bir sebep olmaksızın ve farklı durumlarda ortaya çıkabilir ve hayatın bir noktasında panik atak yaşamak ve bir tür strese maruz kalmak yaygındır.

İlk ataktan sonra, insanlar genellikle sağlıklı olduklarını ancak panik atak yaşadıklarını belirlemek için tıbbi testlerden geçerler. Saldırılar genellikle çok benzer bir şekilde, ancak tamamen farklı durumlarda tekrarlanır.

Uzmanlar, panik atağı sadece birkaç dakika içinde zirveye ulaşan yoğun duyguların saldırısı olarak tanımlıyor.

Bacaklarınızda ve kollarınızda seğirme veya hızlı kalp atışı, terleme, titreme, göğüs ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi veya karıncalanma hissedebilirsiniz. Semptomlar sadece bedensel değil, aynı zamanda gerçeklikten kopma hissidir.

Kulağa korkutucu gelen tüm bu şeyler, en az bir panik atak geçirmiş herkes tarafından deneyimlenmiştir.

Panik atakları durdurmak için 3 etkili teknik #1

PANİK ATAKLARI DURDURMANIN 3 YOLU

Panik atakların çoğu 20 dakikada bitmesine rağmen yaşanması çok zordur. İşte panik ataktan korunmak için kullanabileceğiniz 3 farklı yöntem.

Diyaframdan Nefes Alın

Panik ataklar sizi psikolojik stres altına sokar çünkü beyin o anda korunmaya ihtiyacı olduğuna inanır. Beynine tehlikede olduğuna dair sinyaller, nefes alma şekliyle süreci daha da zorlaştırıyor. Tavsiye edildiği gibi nefes alırsanız, beyne güvende ve rahat olduğunuza dair bir sinyal gönderebilirsiniz. Bu sinyaller beyni sakinleştirecek ve vücut, beklemede olması gerekmediğini bilerek rahatlayacaktır.

Rahatlamış hissetmeye ve nefesinizi kontrol etmeye çalışın. Bu kapsamda nefes alırken diyaframınızı harekete geçiren papworth yöntemini kullanabilirsiniz. Bir elinizi göğsünüzün üst kısmına, diğerini karnınıza koyun. Burnunuzdan derin nefes alın ve midenizin şiştiğini hissedin. Nefes alırken karnınızdaki el yükselmeli, göğsünüzdeki el sabit kalmalıdır. Nefes aldığınızdan en az 2 kat daha uzun süre ağzınızdan nefes verin ve bunu birkaç kez tekrarlayın.

Düşüncenizi Değiştirmeye Çalışın

Bir kişi panik atak geçirdiğinde, beyin bir şeyden korktuğunu hisseder. Düşüncelerinizin bu şekilde dolaşmasına izin vermek yerine olumsuz diziyi kırabilir ve kendinize bunun tam tersini söyleyebilirsiniz. Her şey düşüncenin organizasyonunda yatar. Eğer korkuyorsanız, geçeceğini ve ölme tehlikesiyle karşı karşıya olmadığınızı kendinize tekrar edin.

Tetikleyicilerin Farkında Olun

Panik atak yaşayan kişi bunu çok yoğun yaşar ve böyle bir deneyimden korkmaya başlayabilir. Bu yüzden panik atak korkusuyla yaşıyor ve tekrarladığında gelecekteki her atak korkusu daha da güçleniyor ve nasıl güçleneceğini biliyor.

Panik atak yaşayan kişiler genellikle panik atakla ilişkili yerlerden, insanlardan ve etkinliklerden kaçınırlar. Örneğin araba kullanmak panik atağınızı tetikliyorsa otobüse binmeniz mümkün. Ancak bu tamamen yanlış bir davranıştır çünkü yeni bir atak olursa beynin özgüven kazanması için sorunla yüzleşmesi gerekir. Tehdit etmeyi bırakana kadar durumlarla ilgilenin.

Uzmanlar, kişi yoğun rahatsızlığa ve korkuya neden olan durumlara girmeye hazır olana kadar bilişsel-davranışçı terapiyi iyi bir çözüm olarak önermektedir. Bu tür kademeli maruz kalma, panik atakların üstesinden gelinebileceğini anlamanıza ve kaygının herkesin zaman zaman yaşadığı bir şey olduğunu kabul etmenize yardımcı olacaktır.

Panik atakları durdurmak için 3 etkili teknik #2

PANİK ATAK NASIL ANLANIR?

Panik atak, dayanılmaz fiziksel ve zihinsel semptomlara neden olan ani bir korku ve endişe atağıdır. Bu tür ataklardaki korku derecesi gerçekçi değildir ve genellikle panik atağa neden olan olay veya koşullarla orantısızdır.

Herkes panik atak geçirebilir, ancak sık ve kalıcı ataklar, dikkatli tıbbi müdahale ve tedavi gerektiren panik veya anksiyete bozukluğunun bir işareti olabilir. Elbette tek bir panik atak vakası, deneyim olarak ne kadar travmatik olursa olsun, durumu teşhis etmek için yeterli değildir. Anksiyete atakları veya panik atakları olan kişiler bu durumu çok daha sık yaşarlar.

Panik Atak Belirtileri

Panik atağın fiziksel belirtileri genellikle şunlardır:

– hızlandırılmış solunum

– Nefes darlığı veya hiperventilasyon (sık nefes alma)

– Asiri terleme

– sallamak

– Mide bulantısı

– kramplar

– Baş dönmesi, bilinçsiz hissetme

– Kaslarda uyuşma veya karıncalanma

– Korku veya sıcaklık hissi, sıcak basması

– Göğüste, boğazda sıkışma

– Artan kalp atış hızı

– kontrol kaybı

– tehlike hissi

– Kaygıya neden olan bir durumdan kaçmak veya kaçınmak için güçlü bir istek.

Genellikle kalp krizi veya solunum bozukluğu semptomlarına benzeyen bu semptomlara ölüm korkusu eşlik edebilir. Semptomların başlangıcı anidir ve sakin veya endişeli bir durumdan gelişebilir. Bazı insanlar, yaygın semptomlardan daha azını içeren sınırlı semptomlarla panik atak yaşarlar.

Panik ataklar yaklaşık 5 ila 20 dakika sürer ve genellikle 10 dakika içinde zirve yapar. Panik ataklar birkaç saat içinde birkaç kez, bazı kişilerde ise her gün veya haftada bir kez ortaya çıkabilir. Sık sık panik atak geçirenler, çoğu zaman atağı tetikleyen durumları tanır ve o anlara hazırlıklı olmayı öğrenirler.

Panik atak kalp krizi gibi görünebilir mi?

Kalp krizi veya panik atak geçiren kişi göğüs ağrısı, nefes almada zorluk ve terleme gibi semptomlar yaşayabilir. Ancak panik atak sırasında göğüs ağrısı keskin ve bıçak saplanma hissi gibi olabilirken, kalp krizi geçiren kişi göğüste sıkışma veya baskı gibi hissedebilir.

Panik atak belirtileri bir süre sonra kaybolur, ancak kalp krizinde belirtiler kötüleşmeye devam eder. Esasen, kalp krizi vücut için daha kalıcı ve çok daha kötü sonuçlar doğururken, panik atak kalp krizi gibi görünebilir, ancak o kadar yıkıcı değildir. Her durumda, önce bir kardiyolog ile sağlığınızı kontrol etmek ve ancak daha sonra bir kalp sorunu değilse bir ruh sağlığı uzmanından yardım istemek akıllıca olacaktır.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK