Salgın döneminde aşısız hamilelik büyük risk taşıyor

Salgın döneminde aşısız hamilelik büyük risk taşıyor

69
0
PAYLAŞ

Salgın sırasında aşısız gebelik büyük risk altında

Koronavirüs salgını farklı varyasyonları ile tüm dünyayı etkilemeye devam ederken, gebelik bu dönemde yaşam riskini artıran faktörlerden biri. Uzmanlar, hamilelikte aşı yaptırmanın hastalığı önlemede veya hafifletmede çok etkili olduğunu söylüyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, son dönemde artan koronavirüs nedeniyle gebe ölümlerine karşı aşılanmanın öneminden bahsetti. Gebeliğin 2. ve 3. trimesterlerinde mRNA aşılarının uygulanmasının olumsuz sonuçları olmadığını da vurguladı.

Salgın sırasında aşısız hamilelik büyük risk altında #1

HASTALIK AŞIDAN DAHA TEHLİKELİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, “En başından beri, hamilelikte Kovid-19 ve bu virüse bağlı enfeksiyonların çok daha şiddetli olduğunu söylüyorum. Hamilelik sırasında bağışıklık sisteminin zayıflaması, kanın pıhtılaşma eğiliminde olması ve benzeri faktörler nedeniyle hamileliğin son aylarında, doğuma yakın bir zamanda Kovid-19’a yakalanan hamilelerin bu hastalığı daha şiddetli yaşadığını net bir şekilde görebiliyoruz. Yüksek tansiyon, diyabet ve obezite nasıl Covid-19 için bir risk faktörü ise gebelik de Covid-19 için bir risk faktörüdür. Bu nedenle anne adayları tereddütsüz aşılanmalıdır.” dedim.

Maalesef Kovid-19 aşılarının hamileliğe zarar verdiği ve düşüklere neden olduğu yönündeki asılsız iddiaların internette dolaştığını belirten Kavak, şunları kaydetti: “Kovid-19 aşısı hamileliğe zarar vermiyor ve düşüklere neden olmuyor. Gerçek Kovid-19 erken doğum riskini tetikliyor. Bu tür endişeleri olan anne adaylarının ancak uzmanların açıklamaları ile hareket etmeleri gerekiyor. Bilimsel veriler ışığında, mRNA aşısının hamileler için olumsuz etkilerinin olmadığını söyleyebiliriz.İsrail’de 2. ve 3. trimesterde uygulanmaya başlanan mRNA aşısı artık ülkemizde ve tüm dünyada hamile kadınlara güvenle uygulanmaktadır. Çin aşısı için ise benim şahsi görüşüm grip aşısını ölü virüs aşısı olduğu için hamilelere veriyoruz ve bu aşıyı erken doğumları önlemek için uyguluyoruz.Kovid-19’a bağlı erken doğum yaygın olduğu için mümkün. Anne adaylarını ve bebeklerini en çok kaybettiğimiz dönem olan 2. ve 3. trimesterde aşı yaptırmanın bir sakıncası olmadığını düşünüyorum.Hamileler her gün uygulanan programda aşılarını yaptırmaktan kaçınmamalıdır. Dünya çapında ve Sağlık Bakanlığımız tarafından onaylanmıştır. ” dedim.

Salgın sırasında aşısız gebelik büyük risk altındadır #2

“GEREKSİZ RİSKLERDEN KORUYUN”

Kavak hamile kadınlara şu tavsiyelerde bulundu: “Hamile kadınlar kendilerini koruma konusunda çok daha dikkatliler. Tabii ki bebeklerini düşündükleri için önlemlere çok daha iyi uyduklarını söyleyebilirim. Bu nedenle kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınırlar. Bu durumda yeni getirilen aşı kartı ve PCR zorunluluğunun kendilerini fazla etkilemeyeceğini düşünebilirler. Ancak pek olası olmayan bir durumda aşı olmaması durumunda PCR testi yaptırmak için hastaneye gitmeleri gerekecek ve ekstra çaba gösterecek ve her dışarı çıktığımızda gereksiz yere artan kontaminasyon riskine maruz kalacaklar. İlk hamileliğini yaşamamış birçok hamile kadın da var. Yüz yüze eğitimin başladığı bu dönemde evde okul çağında bir çocuğun olması da bir risk faktörüdür. Böylece anne adayları aşılanarak gereksiz risk faktörlerinden korunmuş olacaktır.”

Salgın sırasında aşısız hamilelik büyük risk altındadır #3

“AŞI İLE BİRLİKTE D VİTAMİNİ GEREKLİDİR”

Kavak, D vitamininin Kovid-19’a karşı destekleyici etkisi olduğuna dair son dönemde birçok görüşün ortaya çıktığını belirtti. “Anne adayları bu dönemde aşı olmanın yanı sıra sağlıklı bir gebelik geçirebilmek için D vitamini konusunda hassas olabilirler. Eskiden gebelikte D vitamini taraması yapmıyorduk. Hamilelikte taranan rutin testler arasında yoktu. Günümüzde gebe kalmayı planlayan kadınlarda gebeliğin ilk üç ayında kandaki D vitamini düzeyine baktırılması gerekmektedir.Çünkü yaşadığımız ülke güneşli bir ülke olmasına rağmen maalesef vitamin düzeyi Türk toplumunda D çok düşük bu nedenle gebelik planlanıyorsa özellikle gebelikte D vitamini kontrol edilmelidir.Takviye olarak kullanılması daha doğru ve faydalıdır.12 haftada 400 mikrogram Folik asit veriyoruz Bunların dışında propolis ve çörek otu yağı gibi maddelerin viral enfeksiyonlara karşı bağışıklığı kısmen artırdığı ancak hiçbirinin Kovid-19’a karşı spesifik olarak etkili olmadığı yayınları bulunmaktadır. dedim.

Salgın sırasında aşısız gebelik büyük risk altında

Salgın sırasında aşısız gebelik büyük risk altında

Koronavirüs salgını farklı varyasyonları ile tüm dünyayı etkilemeye devam ederken, gebelik bu dönemde yaşam riskini artıran etkenlerden biri. Uzmanlar, hamilelikte aşı yaptırmanın hastalığı önlemede veya hafifletmede çok etkili olduğunu söylüyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, son dönemde artan koronavirüs nedeniyle gebe ölümlerine karşı aşılanmanın önemine değindi. Gebeliğin 2. ve 3. trimesterlerinde mRNA aşılarının uygulanmasının olumsuz sonuçları olmadığını da vurguladı.

Salgın sırasında aşısız hamilelik büyük risk altında #1

HASTALIK AŞIDAN DAHA TEHLİKELİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, “En başından beri, hamilelikte Kovid-19 ve bu virüse bağlı enfeksiyonların çok daha şiddetli olduğunu söylüyorum. Hamilelik sırasında bağışıklık sisteminin zayıflaması, kanın pıhtılaşma eğiliminde olması ve benzeri faktörler nedeniyle hamileliğin son aylarında, doğuma yakın bir zamanda Kovid-19’a yakalanan hamilelerin bu hastalığı daha şiddetli yaşadığını net bir şekilde görebiliyoruz. Yüksek tansiyon, diyabet ve obezite nasıl Covid-19 için bir risk faktörü ise gebelik de Covid-19 için bir risk faktörüdür. Bu nedenle anne adayları tereddütsüz aşılanmalıdır.” dedim.

Maalesef Kovid-19 aşılarının hamileliğe zarar verdiği ve düşüklere neden olduğu yönündeki asılsız iddiaların internette dolaştığını belirten Kavak, şunları kaydetti: “Kovid-19 aşısı hamileliğe zarar vermiyor ve düşüklere neden olmuyor. Gerçek Kovid-19 erken doğum riskini tetikliyor. Bu tür endişeleri olan anne adaylarının ancak uzmanların açıklamaları ile hareket etmeleri gerekiyor. Bilimsel veriler ışığında, mRNA aşısının hamileler için olumsuz etkilerinin olmadığını söyleyebiliriz.Aşı hamilelere ilk kez uygulanıyor.İsrail’de mRNA aşısı 2. ve 3. trimesterde uygulanmaya başlandı ve şimdi güvenle uygulanıyor Çin aşısı konusunda ise benim şahsi görüşüm grip aşısını ölü virüs aşısı olduğu için hamilelere vermek ve bu aşıyı erken doğumları önlemek için uygulamaktır. Kovid-19’a bağlı erken doğum yaygın olduğu için mümkün.En çok anne adaylarını ve bebekleri kaybettiğimiz dönem olan 2. ve 3. trimesterde aşı yaptırmanın sorun olmadığını düşünüyorum. Tüm dünyada uygulanan ve Sağlık Bakanlığımız tarafından onaylanan programda aşı yaptırmayın. ” dedim.

Salgın sırasında aşısız gebelik büyük risk altındadır #2

“GEREKSİZ RİSKLERDEN KORUYUN”

Kavak hamile kadınlara şu tavsiyelerde bulundu: “Hamile kadınlar kendilerini koruma konusunda çok daha dikkatli. Tabii ki bebeklerini düşündükleri için önlemlere çok daha iyi uyduklarını söyleyebilirim. Bu nedenle kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınırlar. Bu durumda yeni getirilen aşı kartı ve PCR zorunluluğunun kendilerini fazla etkilemeyeceğini düşünebilirler. Ancak pek olası olmayan bir durumda aşı olmaması durumunda PCR testi yaptırmak için hastaneye gitmeleri gerekecek ve ekstra çaba gösterecek ve her dışarı çıktığımızda gereksiz yere artan kontaminasyon riskine maruz kalacaklar. İlk hamileliğini yaşamamış birçok hamile kadın da var. Yüz yüze eğitimin başladığı bu dönemde evde okul çağında bir çocuğun olması da bir risk faktörüdür. Böylece anne adayları aşılanarak gereksiz risk faktörlerinden korunmuş olacaktır.”

Salgın sırasında aşısız hamilelik büyük risk altındadır #3

“AŞI İLE BİRLİKTE D VİTAMİNİ GEREKLİDİR”

Kavak, D vitamininin Kovid-19’a karşı destekleyici etkisi olduğuna dair son dönemde birçok görüşün ortaya çıktığını belirtti. “Anne adayları bu dönemde aşı olmanın yanı sıra sağlıklı bir gebelik geçirebilmek için D vitamini konusunda hassas olabilirler. Eskiden gebelikte D vitamini taraması yapmıyorduk. Hamilelikte taranan rutin testler arasında yoktu. Günümüzde gebe kalmayı planlayan kadınlarda gebeliğin ilk üç ayında kandaki D vitamini düzeyine baktırılması gerekmektedir.Çünkü yaşadığımız ülke güneşli bir ülke olmasına rağmen maalesef vitamin düzeyi Türk toplumunda D çok düşük bu nedenle gebelik planlanıyorsa özellikle gebelikte D vitamini alınmalıdır.Takviye olarak kullanılması daha doğru ve faydalıdır.12 haftada 400 mikrogram kullanılması gereken folik asit veriyoruz Bunların dışında propolis ve çörek otu yağı gibi maddelerin viral enfeksiyonlara karşı bağışıklığı kısmen artırdığına dair yayınlar var ancak bunların hiçbirinin Kovid-19’a karşı spesifik olarak etkili olmadığı görülüyor. dedim.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK