Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi

39
0
PAYLAŞ

Kontrolsüz bırakıldığında ölüme kadar gidebilen pek çok ciddi sağlık sorununa neden olan yüksek tansiyonu, semptomları önceden fark ederek yönetmek mümkündür. İşte dikkat edilmesi gerekenler.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi

Baş dönmesi, bulanık görme, baş ağrısı veya boyun ağrısı gibi yüksek tansiyon belirtileri genellikle sadece kalp çok hızlı attığında ortaya çıkar.

Kötü yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle yıllar içinde kan basıncının giderek arttığı yüksek tansiyon (hipertansiyon) vakalarında, vücut yavaş yavaş uyum sağladığı için semptomların ortaya çıkması nadirdir ve bu da yüksek tansiyonu daha da kötüleştirir. Bu nedenle hipertansiyon sessiz bir hastalık olarak kabul edilir.

Yüksek tansiyonunuz olduğundan şüpheleniyorsanız, uygun bir cihazla tansiyonunuzu ölçmek ve ideal değerlerin (120×80 mmHg) üzerinde olup olmadığını kontrol etmeniz çok önemlidir.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi #1

YÜKSEK KAN TANSİYONUN 9 TEMEL BELİRTİLERİ

Kan basıncınızın çok yüksek olduğunu gösterebilecek belirtiler şunlardır:

– baş dönmesi,

– Baş ağrısı,

– Boyun arkasında ağrı,

– Uyku durumu,

– kulak çınlaması,

– Gözlerde küçük kan lekeleri,

– Çift veya bulanık görme,

– Nefes almakta zorlanma,

– Kalp çarpıntısı.

Bu belirtiler genellikle tansiyon çok yüksek olduğunda ortaya çıkar ve bu durumda yapmanız gereken hemen acil servise gitmek veya daha önce başvurduğunuz bir uzman tarafından reçete edilen ilacı almaktır.

Yüksek tansiyon sessiz bir hastalıktır ve felç veya görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir, bu nedenle yılda en az bir kez tansiyonunuzu kontrol etmeniz önerilir.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi #2

YÜKSEK VE DÜŞÜK KAN BASINCI ARASINDAKİ FARKLAR

Yüksek tansiyon semptomlarını düşük tansiyondan ayırmanın en iyi yollarından biri, düşük tansiyonla birlikte halsizlik ve baygınlık hissetmenin daha yaygın olması ve yüksek tansiyonla birlikte çarpıntı veya sürekli baş ağrısı yaşamanın daha yaygın olmasıdır.

Ancak ayırt etmenin en etkili yolu bir cihaz kullanarak kan basıncını ölçmektir. Böylece ölçülen değere göre neyin ne olduğunu bilmek mümkündür:

Hipertansiyon: 140 x 90 mmHg’den fazla

Hipotansiyon: 90 x 60 mmHg’den az

Düşük tansiyon genellikle bulanık görme, ağız kuruluğu ve uyuşukluk veya bayılma hissine neden olur. Bu nedenle, sürekli bir baş ağrısı, kulak çınlaması veya çarpıntı yaşıyorsanız, kan basıncınız muhtemelen yüksektir. Yorgun, baygın veya ağız kuruluğu hissediyorsanız, düşük tansiyon olabilir.

Bayılma hissinin meydana geldiği durumlar da vardır. Bununla birlikte, bu, kan şekeri seviyelerindeki bir düşüşle ilişkilidir ve kolayca kan basıncındaki bir düşüşle karıştırılabilir.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi #3

YÜKSEK GERİLİM DURUMUNDA NE YAPILMALI?

Tansiyon aniden yükseldiğinde ve boyunda ağrı, uyuşukluk, nefes almada zorluk ve çift görme gibi belirtiler ortaya çıktığında, bir uzman tarafından reçete edilen ilacı alıp dinlenmeye çalışmak önemlidir. Ancak bir saat sonra yüksek tansiyon 140/90 mmHg üzerinde kalırsa damar içi antihipertansif ilaç için hastaneye gidilmesi önerilir.

Yüksek tansiyon semptomlara neden olmuyorsa, bir bardak taze sıkılmış portakal suyu içerek rahatlamayı deneyebilirsiniz. Meyve suyunu içtikten 1 saat sonra tansiyon tekrar ölçülmeli ve hala yüksekse tansiyonu düşürmenin en iyi yolu için hastaneye gidilmesi önerilir.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi #4

YÜKSEK KANLI GEBELİK BELİRTİLERİ

Preeklampsi olarak da adlandırılan gebelikte yüksek tansiyon belirtileri, özellikle gebeliğin sonlarına doğru bacaklarda ve ayaklarda şiddetli şişlik ve şiddetli karın ağrısı ile ortaya çıkar. Bu durumda uygun tedaviyi başlatmak ve bebeğe zarar verebilecek eklampsi gibi ciddi komplikasyonları önlemek için en kısa sürede bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır.

Yüksek tansiyonun 9 ana belirtisi #5

YÜKSEK KAN TANSİYONUNU AZALTMANIN DOĞAL YOLLARI

Daha önce yüksek tansiyon nedeniyle ilaç başlanmışsa bir uzmana danışılmadan kesilmemelidir ancak yaşam tarzındaki bazı değişiklikler de tedavinin tansiyonu doğru bir şekilde kontrol altına alabilmesi ve hatta ilaç dozlarının azaltılabilmesi için çok önemlidir. .

Kilo vermek

Kilo ile tansiyon arasında doğrudan bir ilişki olduğu için kilo vermek ve onu kontrol altına almak çok önemlidir. Fazla kilolu kişilerde yüksek tansiyon riski daha yüksektir. Özellikle göbek bölgesindeki yağlar kalp krizi gibi kardiyovasküler hastalıklar için büyük risk oluşturduğundan, toplam vücut yağının azaltılmasının yanı sıra göbek çevresinin de küçültülmesi oldukça önemlidir. Bel çevresi kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm’den az olmalıdır.

DASH Diyetini takip edin

DASH tarzı diyet, meyve, sebze, kepekli tahıllar ve doğal yoğurt ve beyaz peynir gibi süt ürünleri açısından zengin, yağ, şeker ve kırmızı et oranı düşük, kilo vermeye ve kan basıncını düşürmeye katkıda bulunduğu kanıtlanmış bir diyet modelidir. . Ayrıca konserve veya donmuş hazır gıdaları fazla sodyum ve tansiyona neden olan koruyucu maddeler içerdiklerinden tüketmekten kaçınmak da önemlidir. Ayrıca günde 1,5 ila 2,5 litre su içmek hem yüksek tansiyonu önlemek hem de organların düzgün çalışmasını sağlamak için önemlidir.

Günde Sadece 5 Gram Tuz Tüketin

Tuz tüketimini kontrol etmek kan basıncı seviyeleri için çok önemlidir. Günde en fazla 1 çay kaşığı tuz tüketimi güvenli kabul edilir ve 2 gram sodyuma eşittir. Yemekleri tatlandırmak için tuz kullanmaktan kaçınmanın yanı sıra kimyon, sarımsak, soğan, maydanoz, biber, kekik gibi baharatların kullanımını tercih edebilirsiniz. Gıda ambalajlarında bulunan tuz miktarına da dikkat etmek çok önemlidir. Yeme alışkanlıklarını değiştirmek kan basıncını büyük ölçüde düşürebilir, bu da daha yüksek dozda ilaçtan kaçınmada büyük bir yardımcıdır.

Haftada 5 Kez Egzersiz Yapın

Haftada 5 kez, günde en az 30 dakika ila 1 saat arasında fiziksel aktivite yapmak, kan basıncını düşürerek ilaç kullanımını önlemeye yardımcı olabilir. Bunun nedeni, egzersizin damarlardaki kan dolaşımını iyileştirmesi ve kalbin düzgün çalışmasına yardımcı olmasının yanı sıra adrenalin ve kortizol gibi kan basıncını artıran hormon düzeylerinin kontrol edilmesine yardımcı olmasıdır. Bazı mükemmel seçenekler yürümek, koşmak, bisiklete binmek, yüzmek veya dans etmektir.

Sigara ve Alkolü Bırakın

Sigara, çeşitli kardiyovasküler hastalıklar ve kanser için önemli bir risk faktörü olmasının yanı sıra damar duvarlarına zarar vererek tansiyonu da yükseltir. Sigara içmek yalnızca kan basıncının artmasıyla ilgili değildir, aynı zamanda birçok durumda tedavi gören kişilerde ilaçların etkilerini ortadan kaldırabilir.

Ayrıca yüksek tansiyona neden olduğu için alkol tüketilmemelidir. Alkol için güvenli bir miktar olmadığı gibi, orta düzeyde tüketilmesi de vücuda zararlıdır.

Daha Fazla Potasyum ve Magnezyum Alın

Mutlak bir kanıt olmamasına rağmen, bu minerallerin gıda yoluyla alınması tercihli olarak, özellikle sinir sistemi, damarlar ve kalp kasları için önemli olduklarından, kan basıncı kontrolü ile ilişkili görünmektedir. Magnezyum için günlük tavsiye erkekler için 400 mg, kadınlar için 300 mg’a kadar ve potasyum için tavsiye günde yaklaşık 4.7 gramdır. Bu genellikle sebze ve kuruyemişler açısından zengin bir diyet yiyerek elde edilebilir.

Stres Yönetimi

Anksiyete ve stres, kalbin daha hızlı atmasını sağlayan ve adrenalin ve kortizol gibi kan damarlarını daraltan belirli hormonların seviyelerini yükselterek kan basıncını yükseltir. Bu durumun devam etmesi baskıyı daha da artırarak tedaviyi zorlaştırmakta ve kalp krizi, felç gibi kalp-damar hastalıkları riskini artırmaktadır. Stresle mücadele etmek için, örneğin, vücuttaki duyguları düzenlemeye ve hormon seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olan ve ayrıca egzersiz ve meditasyon gibi aktivitelere yardımcı olan sosyal toplantılara seyahat etmeniz veya katılmanız önerilir. Ağır vakalarda psikoterapi ve bir psikiyatristten profesyonel yardım da önerilir.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK